Modernleşme Sürecinde Kadın Ressamlar
Etiketler:modernleşme sürecinde kadın ressamlar, osmanlıdan kadın ressamlar, türk kadın ressamlar
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Modernleşme Sürecinde Kadın Ressamlar
Modernleşme sürecinde ilk kuşak kadın ressamları incelemek, Osmanlıda dinsel açıdan kadının durumuna, toplumdaki ve sanattaki dönüşümlere ve bunların sebeplerine de bakmamızı gerektiriyor. Kadının baskılandığı, suret yasağı geleneğinden gelen islami bir toplumdan nasıl oldu da kadın ressamlar çıkabildi? Bu sorunun cevabı süreci oluşturan toplumsal arka planı, öncesi ve sonrasını, yaşanan kırılmaları anlamamızı gerektiriyor. Batının sömürgecilik birikimi, bilim ve teknikte ilerleme , modernleşme, aydınlanma, ulusçuluk ve kapitalizme geçiş sürecinde, değişime ayak uyduramayan, yeni perspektifler oluşturamayan toplumlar güç kaybına uğramışlardır. Bu sürecin etkileri Osmanlı’da savaşlarda yenilgilerin, toprak kayıplarının başlamasını, sürecin önüne geçmek, yenilenmek için modernleşme çabalarını gerektirmiştir. Lale devrinde (1718-1730) Padişah 3.Ahmet’le başlayıp , 3. Selim (1789-1807) ve 2. Mahmut dönemlerinde öncelikle askeri daha sonra da eğitim alanında devam eden yenileşme hareketleri, laik eğitim yapan erkek ve kız okullarının açılmasına ve kültürel alanda değişikliklere yol açar.
Osmanlı toplumu, islam ve kadın
Osmanlı imparatorluğunda tanzimat dönemine kadar özel hukuk alanında şer’i ve örfi hukuk, tanzimattan sonra dini referanslı mecelle yürürlükte olmuştur. İslamiyetin kutsal kitabı Kuran, inanç sistemi kurmasının yanında, bu dünya düzenine ilişkin kuralları da kapsar. İslami kurallar bütününde, insanlar allahın kuludur. Kadının konumu , erkeğin çok eşliliği , cariyelik, miras hukuku, mahkemede tanıklık gibi konularda ikincil pozisyonundadır. Osmanlı toplumunda bu çerçevede kadın şehirlerde eviçi hayat ile sınırlanmış, tarlada çalışmış ama ekonomik olarak zayıflatılmıştır. Nisa suresinde “ Erkekler kadınlardan üstündür, çünkü Allah birçok konuda onları kadınlardan üstün kılmıştır. Çünkü onlar kadınları kazançlarıyla geçindirirler, doyururlar. İyi kadınlar da eşleriyle uyum sağlarlar ve Allah onların hakkını nasıl korumuşsa, kocaları yanlarında olmasa da iffetlerini korurlar.” ” Şirretlik edenlere önce öğüt verin, onları yatakta yalnız bırakın. Yine fayda etmezse dövün onları. Fakat size itaat ederlerse, onlara eziyet etmek için yol aramayın. Şüphe yok ki Allah çok yüce ve erişilmezdir.” denmektedir. Yani erkeğe, kadını kazancı ile geçindirme karşılığında, ondan üstünlük ve uyum göstermeyen kadın üzerinde şiddet uygulama hakkı verilmiştir.
Patriyarkal sistemlerde yöntem, ikincilleştirilecek olanın önce kapasitesini, aklını ve ekonomik anlamda emeğini (güvencesiz ve bağımlı ev içi emek, ya da iş hayatında düşük ücret) küçümsiyerek mülksüzleştirmek, mülksüzleştirilmiş olanın sömürülmesini meşrulaştırmak şeklinde işler.
John Berger’e göre “Kadın olarak doğmak, erkeklerin mülkiyetinde olan özel, çevrelenmiş bir yerde doğmak demektir.”(1) Bu zihniyet antik Yunan’ dan Roma’ya , Avrupa ortaçağına kadar uzanır. Kadın hakları kavramı ilk kez aydınlanma çağında gündeme gelir.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10