Halil Paşa

Kategori: Resim Tarih:14/05/12 Yorumlar
Etiketler:, , , , , ,

Sayfalar: 1 2 3 4

HALİL PAŞA

Mesleğinin zirvesinde, altın fırçasını uzun süre kullanan Halil Paşa, hakkında en çok yayın yapılan bir ressamımızdır. Halil Paşa’yı, gözlerinin feri zayıflamış, elleri titremeye başlamış, yaşlılığı döneminde tanıdım. Ama hafızası dipdiriydi.

Elimde Mısır’da Ehramların önünde develere binmiş Türk meşhurlarından oluşan birkaç fotoğraf vardı. Bunlarda Prens Abbas Halim Paşa ile, Şair Mehmet Akif ve Ressam Halil Paşa belirgin olarak görülmekteydi. Gruptaki develere binmiş diğer kişilerin kimler olduğunu Halil Paşa’dan öğrenmek istedim. Ressamımızı yakından tanıyan dostlarından –İnas Sanayi-i Nefise’nin ilk öğrencilerinden olan- Ressam Mualla Hanım ile eşi, bir bayram günü, onun Boğaziçi’ndeki yalısına götürdüler. Halil Paşa gözlüğünü değiştirerek, fotoğraftaki arkadaşlarını hüzünlü bakışlarla tanıttı. Arkasından Mısırda geçen yaşantısını anlattı. Büyük bir vefa adamı olan Prens Abbas Halim Paşa’nın konuğu olarak izlenimlerini, sonsuz bir özlem ve duygusallık içerisinde ifade etti. Halil Paşa’nın zevkli huzurunda tekrar bulunabilmek arzusu ile, gelecek bayramları sabırsızlıkla bekler olduk. Üstatla iki defa buluşmak saadetine kavuşmuştum.
MISIR SARAYLARINA MODERN RESMİ SOKAN SANATKAR Halil Paşanın hayatında Kahire’nin sıcaklığı ve mutluluğu vardı. Sanatkarımızın bu ılık ülkeden tuvallere geçirdikleri, Mısır Saraylarını, prens ve prenseslerinin salonlarını süsledi.

Halil Paşa’nın Mısır’’la birkaç yönden ilişkisi vardı. Önce Mısır’lı Prens Abbas Halim Paşa ile başlayalım.

Devredekiler: Abbas Halim Paşa, Mehmet Akif Bey, Nuri Bey, Sami Paşa Zade, Halim Bey, Halil Paşa. Önde papyon kravatlı, Kadri Bey.

Abbas Halim Paşa, Hidiv Halim Paşa’nın onbir çocuğundan biriydi. Kendisinden iki yaş büyük olan kardeşi Sait Halim Paşa İttihatçılar döneminde ve Birinci Dünya Savaşına girdiğimizde, Osmanlı İmparatorluğunun Sadrazamı (başbakanı) idi. Kendisi de bu kabine de Nafıa Nazırlığına getirilmişti. Hidiv (1) ailesinin ünlü prensleri Türk kültürü ile yetişip ülkemizde önemli görevlerde bulundular. Abbas Halim Paşa bunlardan biriydi(2).

Abbas Halim Paşa ömrünün uzun yıllarını İstanbul’da geçirdi. Yazları Heybeli Adada otururdu. Zarif kişiliği, ilim adamlarına ve sanatkarlara karşı derin saygısı, yoksulları koruması, fukaraperverliği, yardımseverliği ve cömert şefkati olan bir devlet adamıydı. Eğitimini Türkiye’de ve İsviçre’de yapmıştı. Fransızca’yı, İngilizce’yi, Arapça’yı tıpkı Türkçe derecesinde konuşur ve yazardı. Sultan Abdülhamit döneminde Devlet Şurası (Danıştay) azası, 1915 yılında ağabeyinin kurduğu hükümette Nafıa Nazırı (Bayındırlık Bakanı) oldu. Bir aralık Bursa Valiliği yaptı.

Bazı ansiklopedilerde araştırmacı geçinen yazarların Abbas Halim ile son Hidiv Abbas Hilmi’yi birbirine karıştırmaları büyük bir hatadır. Nitekim ressamımız Halil Paşa’yı Mısır’da konuk eden kişinin Abbas Hilmi Paşa olduğunu yazanlar, yaptıkları hatanın farkında bile değildirler. Ressam Halil Paşa ile Abbas Hilmi Paşa’nın hiçbir ilişkisi ve dostluğu olmamıştır. Ressam Halil Paşa’nın Hidiv ailesinden tek dostu, onun uzun süre misafir eden, maddi ve manevi yardımını esirgemeyen Abbas Halim Paşa’dır.

Mısır manzaralarının, yeşilliklerinin Halil Paşa tarafından tuvale aktarılan tabloları, bu sıcak ülkede resim sevgisinin kökleşmesine neden olmuştur. Mısır Paşalarının konakları, Halil Paşa’nın tabloları ile donatılmıştır. Son Hidiv’in annesi Prenses Emine’nin de hem Kahire’deki sarayı hem yazları oturduğu Bebek’teki yalısı Halil Paşa’nın eserleri ile süslenmişti.

Ressam Halil Paşa’nın Mısır’la bir başka yönden ilgisi vardı. Yalnız Mısır’ın değil, bir zamanlar parıltılı yaşamı ile, dünyanın ünlü kadınlarından olan Prenses Şivekar, Halil Paşa’nın geliniydi. Zenginliği, güzelliği, kültürü yanında olaylı yaşamı ile de tanınan Prenses Şivekar’ın ilk eşi Mısır Kralı Fuat’dı. Karı-koca aynı aileden gelmişlerdi ve akraba idiler. Prenses Şivekar’ın üç çocuğu olmuştu. İkisi küçük yaşta öldüler. Karı-koca ve kayınbirader arasında tabancalı geçen bir olay yüzünden yuvaları yıkıldı. Prenses Şivekar, daha sonra, bir Mısır Paşası ile evlendi. Ondan bir oğlu oldu. Ne varki Prenses Şivekar, ondan da ayrıldı. Üçüncü kocası, ressamımız Halil Paşa’nın oğlu, Selim Bey’di. Evlendiklerinde Prenses Şivekar 35, Selim ise 19 yaşındaydı! Bir oğulları oldu. Ne varki 25 Mart 1925 tarihinde Selim’den boşandı. İstanbul’da bir yabancı bankada, orta derecede, bir memur olan İlhami Bey’i dördüncü eşi olarak Mısır’a götürdü. Mısır hanedan mensubu prenseslerin, zaman zaman, başvurdukları gibi ona “Paşalık” unvanı sağladı.

Sayfalar: 1 2 3 4